bir sorgulayan müslümanın gözünden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bir sorgulayan müslümanın gözünden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İmtihan dünyada ise bu kadar galaksi neden yaratıldı?

Bu tarz soruları sanki dinin açığını bulmuş gibi paylaşanların olması üzücü, bunlara binlerce beğeni atanların olması daha da üzücü...

"tanrının imtihan yeri dünya ise bu kadar galaksiyi neden yarattı?"

Kuranda bütün evrenin SADECE insan için yaratıldığına dair bir ayet yoktur. Aksine her şey her canlı için yaratılmıştır. Bu evrenin amacı insan ile sınırlı değildir. Evrenin başka bölgelerinde bilinçli canlılar olabilir.
Bu düşünce Kur'an'a zıt değildir.

Rad 15 "GÖKLERDE ve yerde bulunanlar da sadece Allah için secde (itaat) ederler"

Meale pek yansımıyor olsa da Ayette " مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ /men fissemevat [göklerde bulunanlar]" kısmındaki "men من" ifadesi bilinçli varlıklar için de kullanılır.
 Göklerde (uzayda) bulunanların da yerdekiler (dünyadakiler) gibi canlı varlıklar olduğu sonucu çıkabilir .

Aklınıza " 'göklerde bulunanlar' derken, havada uçan kuşlardan bahsediyor olamaz mı? Neden uzay olsun?" sorusu gelebilir.


 Nuh 15-16 ayetlerinde "Allah yedi GÖĞÜN içinde güneşi bir ışık kaynağı, Ay'ı da bir nur yaptı" ifadesine göre, "gök" denilen bölge güneş ve Ay'ın bulunduğu yer yani uzaydır.

Zaten gök diye meal edilen "sema (سماء)" kelimesi eski arapçada "yerden yukarısı" manasında kullanılır. Çünkü o dönemde "uzay, atmosfer, gökyüzü" diye bir ayrım yoktu.

Burdan anlaşılıyor ki bütün evren SADECE insan için yaratılmadı. Evren insan ile sınırlı değildir. Yaratıcının tek amacı biz değiliz..

Göklerde ve yerde bulunanlarla dizi dizi kuşların Allah´ı tesbih ettiklerini görmez misin? Her biri kendi duasını ve tesbihini (öğrenmiş) bilmiştir. Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyle bilir.
(Sure No:24 Ayet No :41)

Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve (gökyüzünde) iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa hepsi ancak sizin gibi topluluklardır. Biz o kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Nihayet (hepsi) toplanıp Rablerinin huzuruna getirilecekler.
(Sure No:6 Ayet No :38)
#bir_sorgulayan_muslumanin_gozunden

Hubeyb Öndeş

Allah dilediğini saptırır mı? Nahl 93

Kur'an'ın pek çok ayetinde "dilediğini saptırır, dilediğini hidayete iletir, kalplerini mühürler, isteseydim herkese hidayet verirdim" şeklinde ifadeler geçer.
Nonteistler bu ifadelere bakarak "Kur'an'a göre tanrı sadisttir. keyfiyetine göre insanlar saptırır ve kalplerini mühürler" şeklinde iddiada bulunuyorlar..

Kur'an bütünlüğüne bakarak bu iddianın cevabını bulabiliriz :)

"Allah kimi diler?" diye sormak yeterli ;
➡ Allah neden kalpleri mühürler?

"KÜFÜRLERİNDEN dolayı Allah kalplerini MÜHÜRLEMİŞTİR"
(4:155)
"Önce iman Sonra inkar etmeleri sebebiyle kalpleri mühürlenmiştir."
(63:3)

➡ Allah kimin kalplerini mühürler?

"İşte HADDİ AŞANLARIN kalplerini biz böyle mühürleriz."
(10 :74)


 "Allah, büyüklük taslayan her zorbanın kalbini işte böyle mühürler."
(40:35)

➡ Allah kimi hidayete iletir? ;

 "Kuşkusuz Allah kendisine yöneleni de hidayete erdirir."
(13:27)


➡ Allah kimi hidayete iletmez?

 "Bilgisizce insanları saptırmak için Allah´a karşı yalan uydurandan kim daha zalimdir! Şüphesiz Allah o zalimler topluluğunu doğru yola iletmez."
(6:144)

➡ Allah kimi saptırır?

"Allah bir topluluğu doğru yola ilettikten sonra, sakınacakları şeyleri kendilerine açıklayıncaya kadar onları saptıracak değildir."
(9:115)

"Allah fasıklardan başkasını SAPTIRMAZ"
(2:26)

" Onlar yoldan sapınca Allah da onların kalplerini saptırdı"
(61:5)

Görüldüğü üzere Allah keyfiyetine göre değil, insanların yaptıkları sebebiyle, hidayet veriyor veya yoldan saptırıyor :)

Benzeri bir olayı şu Ayette de görebiliriz
➡ Bakara 93. "Onlar: İşittik ve isyan ettik, dediler. İnkârları sebebiyle kalplerine buzağı sevgisi dolduruldu."

Surenin devamını okuyanların da bileceği üzerine ; İsrail oğulları, buzağı sevgisi yüzünden, buzağıyı ilah edip şirk koşuyorlar.
 Yani Allah Buzağı sevgisini vererek onların yoldan sapmasını diliyor.
Peki durduk yere mi? Hayır :) Ayette yazdığı gibi" işittik ve isyan ettik "demeleri üzerine, Allah onların yoldan sapmasını diliyor.

Sonuç ;
İnsan suresi 3. Ayet" biz insana yolu gösterdik ister şükür eder ister nankör olur "

#bir_sorgulayan_muslumanin_gozunden
Hubeyb Öndeş

Şura 32 33 Ateistlere Cevap

Şura 32 - 33 ayetlerinde bahsedilen şey "gemi" değil "dalgalardır"


Şura 32.Ayet: Denizde dağlar gibi akıp gidenler (gemiler) de O´nun delillerindendir.

Şura 33.Ayet: Dilerse O, rüzgârı durdurur da onun (denizin) üstünde durgunlaşırlar [🌟] . Elbette bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.

Bazı ateistler bu 2 ayetten "kuran motorlu gemilerin icat edileceğini bilemedi" şeklinde bir iddia ortaya atıyorlar.

Ama bu geçersiz bir iddiadır :)

Geminin Arapçası "sefinet سفينة" ve "fuluk فلك" olarak geçer.

Örnek ayetler ;
Rum 46".. وَلِتَجْرِيَ الْفُلْكُ بِاَمْرِه۪... "[onun Emriyle akıp giden GEMİLER (fuluk فلك) ..].
Kehf 79.Ayet: اَمَّا السَّف۪ينَةُ فَكَانَتْ لِمَسَاك۪ينَ يَعْمَلُونَ فِي الْبَحْرِ [GEMİ (sefinet سفينة) denizde çalışan yoksulların...]


Ayetin arapça metnine bakabilirsiniz hiçbir yerinde gemi manasında olan " sefinet سفينة" veya "fuluk فلك" geçmez.

Mealler kendi anladıkları kadarıyla buraya parantez içinde "gemi" ifadesini ekliyorlar.

Halbuki denizde dağlar gibi akıp gidenler ve rüzgara bağlı olanlar dalgalardır.

Ayrıca Ayette "ravekid رواكد" rkd kökünden gelen kelimenin anlamı "durgunlaştı /dindi" anlamına gelmektedir.
Örneğin: ركد الماء والريح. [rüzgar ve yağmur durgunlaştı /dindi (rkd ركد)] demektir.

Zaten mantıksal açıdan ;
O dönemde kürek vardı. Birisi çıkıp "ey Muhammed rüzgar olmazsa kürek var." diyemez miydi?

Hubeyb Öndeş

Bir sorgulayan müslümanın gözünden..

21 Ekim 2017 tarihinde yazılmıştır.

Kuranda düşünen organ kalp midir?

"kalpleri (?) vardır, düşünmezler" (Araf 179) (yazı tekrar düzenlenmiştir)

Kur'an'ın pek çok ayetinde "kalp" diye meal edilen "kalb قلب" kelimesinin manası nedir? 'düşünebildiği söylenen bu şey nedir?

Ateistlerin "kalp düşünür mü?" sorusuna genelde kalbin mecaz olduğu söylenerek cevap veriliyor. Ancak kelime köküne girerek ve kuran bütünlüğüne bakarak farklı bir cevap vereceğim 🙂

Kuranın kalp (قلب) dediği 'kan pompalayan organ /kalp' değildir . Çünkü kuranın hiçbir ayetinde bu manada kullanılmıyor. Kelime anlamı da bu tezi desteklemektedir.
Bulunduğu toplumda bu kelime "kan pompalayan organ /kalp" manası olarak kullanılıyor olmasından dolayı böyle bir yanılgı ortaya çıkıyor.

Örneğin ; bugün biz "akıl" kelimesini "beyin" için kullanıyoruz. Ancak toplumumuzda  "akıl" kelimesi  "kalp" için de kullanılıyor.
Asırlar sonraki insanlar da bu kelimeyi bizim de "beyin" değil "kalp" olarak kullandığımızı düşünüyor.

Bu örnek verdiğim olay, "kalb قلب" kelimesinde de yaşanıyor. çünkü kuranda  "kalb قلب" kelimesi  "kan pompalayan organ /kalp" manasında değildi..   ☺️

Kalb قلب kelimesinin manası, "döndürmek" demektir.
Şu ayetlerde kullanılmıştır ;
(Araf 125 Alimran 144, şuara 227)

Araf 125 "قَالُٓوا اِنَّٓا اِلٰى رَبِّنَا مُنْقَلِبُونَۚ"
"Onlar: Biz zaten Rabbimize DÖNECEĞİZ dediler"

(inne... munKALiBun  انا... منقلبون  [döneceğiz])

"peki döndürmek ile kalp(?) ne alaka?"
Kalp kelimesi için verilen manalardan birisi RUHTUR. İnsanın ruhu da çokça değişen/dönen olduğu için ruha "kalp" adı verilmiştir

En eski sözlüklerden birisi Ragıp isfehani bu kelime hakkında şunu söyler ;

🌟 "İnsanın 'kalbine' gelince, deniyor ki ; çokça değişken olduğundan dolayı bu adı almıştır. Kalbin eylemi veya özelliği olan RUH , ilim, şecaat vb manalarda 'kalb قلب' diye adlandırılır..

Ahzab 10 'kalbler gırtlaklara gelmiştir' ayetinde geçen kalb ise RUH anlamındadır......
Enam 25 tevbe 87 ayetlerinde ise 'kavram ve anlayış' olarak kullanılmıştır

Hac 46 'gözler kör olmaz lakin merkezdeki Kalbler kör olur'
Ayetinde gecen kalb kelimesi ise bir görüşe göre akıl, bir görüşe göreyse RUHTUR. Yalnız akıl diyenlerin görüşü isabetli değildir. Çünkü akıl için bu doğru değildir. Burdaki mecaz şuradaki mecaza benzer ;
Bakara 25 "altlarından nehirler akan cennetler"  Zira nehirler akmaz, akan şey sulardır.

Ahzab 66 'تقليب' çevirmek manasında kullanılmıştır.
Şuara 219 'تقلب' dolanmak dolaşmak demektir 🌟

En eski kuran sözlüklerinden birisi isfehani, kuranın hiçbir ayetinde "kan pompalayan organ /kalp" manası vermemiştir. Bu da "kuranda kalb kelimesinin 'kan pompalayan organ /kalp' manası yoktur" tezimi de doğrulamaktadır.

Ayrıca Bunu sadece kuran ayetleri ile de ispat edebiliriz;

Kaf 37 "Kesinlikledir ki bunda, KALBİ olan veya hazır bulunup kulak veren kimseler için bir öğüt vardır."
Sadece bu Ayette bile kalp (قلب) kelimesinin, kan pompalayan organ /kalp manasında olmadığı açıktır. Çünkü her insanda kan pompalayan ; kalp var. Burada sadece iman edenlerin sahip olduğu bir 'kalp' den bahsedilmiştir. Bu da kalp (قلب) kelimesinin kan pompalayan organ olarak kullanılmadığına kanıttır.

Ek bilgi olarak şunu da belirteyim;

Hac 46 "...gözler kör olmaz, lakin sudurda (🌟) olan kalpleri kör olur...


🌟Meallerde "göğüsler" anlamında meal edilen "Sudur صدور" kelimesi "sadr صدر" kelimesinin çoğuludur. Bu kelime için bilgi vermekte fayda var;
Bu kelime sadece "göğüs" anlamında değildir. Lisanul Arab, bu kelime için şunu söyler;
  ".. وصَدْر كل شيء: أَوّله.."
[sadr, her şeyin evveli/ilkidir]
Kuranda kasıt edilen "sadr صدر", göğüs anlamında olmayabilir. Bu anlamda olsa bile, ruhun manevi olarak göğüste bulunduğunu gösterir. Ek bilgi olarak belirtmek istedim..

#bir_sorgulayan_muslumanin_gozunden

(yazıda emeği geçen fatih'e teşekkürler)
Hubeyb Öndeş

Evreni 6 günde yaratan Tanrı neden kur'anı 23 yılda indirdi?

"Evreni 6 günde yaratan tanrı neden kur'anı 23 yılda indirdi?"

İlk olarak şunu belirteyim
🌟 "6 gün" bizim 24 saat saydığımız günlerden oluşan 6 gün değildir.

"yevm يوم" kelimesi eski sözlüklerde "dönem, çağ, evre" anlamında kullanılır. Bunu kur'an ayetleri ile de anlayabiliriz ;
Kur'an'ın pek çok ayetinde "kıyamet GÜNÜ (يوم القيامة)" ifadesi geçer (örnek :2/85)

Bu ayetlerde "gün" kelimesinin "dönem, zaman, evre" manasında olduğunu anlıyoruz. Çünkü kıyametin 24 saatlik bir zaman diliminden oluşmadığını biliyoruz.

Ayrıca bir diğer delil de Kur'an'a göre zaman görecelidir.
Bunu şu ayetlerden anlayabiliriz ;
Mearic 4 "süresi 50.000 yıl olan 1 günde ona yükselir"
Hac 47 "Allah katında 1 gün sizin saydığınız 1000 yıl gibidir"

Bilimsel olarak da ispat edilmiştir. Zaman görecelidir.
Arapçada 1000, 50.000 gibi sayılar çokluktan kinayedir. Bu ayetlerde 1 günün çok uzun yıllara denk olarak göreceli olduğu açıkça belirtiliyor.

Burdan anlaşılıyor ki ; 6 gün değil 6 evrede bir yaratılış vardır.

🌟 kur'an'ın 23 yılda inmesi bile mucizedir. Çünkü peygamber, kur'an'ın inişi esnasında her an ölüm riski ile yaşıyor. Pek çok savaşlara katıldığını, yaralandığını, kendisini öldürmeye teşebbüs edenlerin olduğunu biliriz. Peki kur'anı kendisi uydurmuş olsaydı, neden ölüm riski olduğunu bile bile 23 yıl gibi uzun bir süre beklesin ki?
O kadar savaşa katılmasına rağmen ölmüyor ancak kur'an'ın inişi Maide 3. Ayet " bugün dininizi kemâle erdirdim ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım. Sizin için din olarak İslâm’ı beğendim.” ile tamamlandıktan sonra ölüyor. Bu olay bile tarihsel olarak mucizedir. Çünkü bu kadar uzun bir sürede kitabın inişi tamamlanmadan önce ölmesi ihtimali çok yüksekti. Ama 5/67 ayeti ile kendisinin korunduğunu bildirmişti ve gerçekten de korundu...
 #bir_sorgulayan_muslumanin_gozunden

"kâfirleri dost edinmeyin" ayeti. Kurana göre kafirlere iyilik edilir mi?

Birinin ateist olması sizin ona düşman olacağınız, iyilik ;arkadaşlık etmeyeceğiniz anlamına gelmez.
Kuran buna müsaade eder ;

➡ Mümtehine 7" Olur ki Allah sizinle düşman olduklarınız arasında yakında bir dostluk meydana getirir. Allah gücü yetendir. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir."
🌟
➡ Mumtehine 8 "Allah sizi dini uğrunda öldürmeyen (قتل k-t-l) ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyilik yapmanızı ve adil davranmanızı yasaklamaz. Çünkü Allah adil olanları sever"
🌟
➡ Fussilet 34 "iyilik ile kötülük bir olmaz kötülüğü iyilik ile def et. Bakarsın ki sana düşman olan kişi çok yakın bir dost olur"

[Mumtehine 8i çoğu meal "din uğrunda savaşmayan" şeklinde meal etmiş ama Ayette "harp" değil "katl (öldürmek)" yazıyor. Bu yüzden bu şekilde meal ettim :) ]

Bu ayetlere göre bir ateist bizi öldürmeye ve yurttan çıkarmaya çalışmadığı sürece iyilik etmeye müsaade vardır :)

Kimler ile dostluk edilmez?
Bu ayet yeterince açıklıyor ;
➡ Mümtehine 9.Ayet: Allah, yalnız sizinle din uğrunda savaşanları, sizi yurtlarınızdan çıkaranları ve çıkarılmanız için onlara yardım edenleri dost edinmenizi yasaklar. Kim onlarla dost olursa işte zalimler onlardır.

Kuranda geçen diğer "yahudiler ve hristiyanlari dost edinmeyin" "kâfirleri dost edinmeyin" ayetleri de Mumtehine 9 ile bağlantılıdır.

Ayrıca Ayette "dost" diye çevrilen kelime "veli" şeklinde geçer.

Veli /dost edinmek onu rehber edinmektir. Tıpkı şu Ayette yazdığı gibi ;

➡ Allah, inananların velisidir , onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlere gelince, onların dostları da tâğuttur, onları aydınlıktan alıp karanlığa götürürler. İşte bunlar cehennemliklerdir. Onlar orada devamlı kalırlar.
(Sure No:2 Ayet No :257)

#bir_sorgulayan_muslumanin_gozunden
Hubeyb Öndeş

Kuranda anlatılanlar eski kitaplarda yazıyor muydu? Mucizeler eski kaynaklardan alıntı mı?

Kuran mucizelerine ve kuranda anlatılan olaylara karşı ateistlerin "önceki kaynaklarda zaten yazıyordu. Kuran bunları alıntı yaptı!" iddiası geçersizdir

Öncelikle şunu belirteyim ;
Ala 18-19 ayetlerinde kuran der ki
"şüphesiz bu (anlatılanlar) öncekilerin suhuflarında da Musa ve İbrahimin suhuflarında da vardır" diyor.

Bu yüzden eski kaynaklarda kuranda yazan bazı bilimsel şeylerin ve benzeri, aynı olayların yazılı olmasında şaşılacak bir şey yoktur.

Bakara 4 "onlar sana inene de senden ÖNCE İNDİRİLENLERE DE iman ederler"
Öncekilerin de Allahın indirdiğini belirtiyor. Bu yüzden benzerlik ve ortak noktaları mutlaka olacaktır

Ahzab 62 "Allahın geçmişten gelen kanunu budur Allahın kanununda değişme göremezsin"

Kanun ve olaylar herşey aynı iken, eski kaynaklarda, kuranda anlatılan olayların aynısının olmasından başka ne beklenebilir? Allah en başından beri vahiy gönderdi ise benzerlik olması, hepsinin tek elden (Allahtan) geldiğine kanıttır

Mucizeler konusunda ;kuranın bu kitaplardan alıntı yaptığını düşünmek de saçmadır
Çünkü ;
Kuranın bulunduğu çağda herhangi bir konuda binlerce iddia varken kuranın bunların arasında sadece doğru bilgiyi seçmesi imkânsız.

Mesela hiç eğitim almadığınız bir sınava girdiniz, karşınızda 100 tane soru koysalar her biri içinde 1000 tane seçenek koysalar  bunların hepsini de doğru işaretleme şansınız yok. Çünkü elinizde o bilginin doğru veya yanlış olduğunu belirleyecek bir şey yok.

Kuranın bulunduğu çağda da böyleydi. Hz Muhammed bunlardan doğru olanları seçecek imkana sahip değildi.

Bulunduğu çağda  kozmoloji doğa ve yaratılış hakkında o kadar çok konuşup bulunduğu çağın yüzlerce yanlış bilgisine rağmen günümüz bilimine zıt herhangi bir ayeti olmayan aksine isabetli ve bağdaşabilen ayetleri olan bir kitap yazması da imkansızdı
Sadece bu olay bile kuranın insan elinden çıkmadığına kanıttır! 🌟
#bir_sorgulayan_muslumanin_gozunden


Hubeyb Öndeş